HIRKALI SULTAN TÜRBESİ
- Tolgahan Doğan

- 22 Oca
- 1 dakikada okunur

Hırkalı Sultan Türbesi’ni çevresiyle birlikte gezdiğimde ilk dikkatimi çeken husus, alanın genel anlamda bakımlı oluşuydu. Düzenli ve temiz bir çevre, ziyaret edenlerin mekânla daha rahat bir bağ kurmasına imkân tanıyor.
Ancak bu ziyaret benim için başka bir açıdan da ayrı bir anlam taşıyor. Uzun zamandır hemen her yazıda dile getirdiğim, caminin ve türbenin üzerinde yapıyı tanıtıcı bir levhanın bulunması gerektiği yönündeki temenninin bugün karşılık bulduğunu görmek gerçekten sevindirici. Bu çalışmaya ilk başladığım dönemlerde, tespit yaparken en çok zorlandığım yapılardan biriydi burası. Bugün ise üzerinde Hırkalı Sultan ismini taşıyan bir levhanın yer alması, hem yapının kimliğini görünür kılıyor hem de gelecek nesiller için çok daha sağlam bir araştırma zemini oluşturuyor. Bu durum beni onlar adına ayrıca mutlu ediyor.
Türbe içerisinde dikkatimi çeken bir diğer husus ise mekânın iki ayrı bölümden oluşmasıydı. Mezarların bulunduğu alanın bir kısmı kilitli, bir kısmı ise ziyarete açık durumda. Ziyaret sırasında aklıma takılan soru şu oldu: Açık olan bu bölüm, küçük bir mescid düzenine kavuşturulabilir miydi? Namaz kılınabilecek sade bir alan oluşturulmasının, mekâna çok yakışacağı kanaatindeyim.
Böyle bir düzenleme hem mezar bölümünün kontrollü şekilde açılmasına imkân tanıyabilir hem de ziyaretçilerin daha düzenli ve anlamlı bir şekilde buraya gelmesini sağlayabilir. Zira ziyaretlerin hâlihazırda yapıldığını, yerinde bizzat gözlemledim.
Genel olarak bakıldığında, Hırkalı Sultan Türbesi bugün hem fiziki durumu hem de kimliğinin görünür hâle gelmesiyle önemli bir aşamaya gelmiş durumda. Yapılan bu küçük ama değerli dokunuşların, mekânın manevi ve tarihî değerini daha da güçlendirdiğine inanıyorum.



Yorumlar